İLK 6 AYDA BESLENME
Fetal hayatın başlangıcından iki yaşın sonuna kadar olan süreyi içeren hayatın ilk 1000 günü, sağlık açısından
kısa ve uzun dönemde önemli etkileri olan hassas bir süreçtir.Bu dönemdeki beslenmenin özellikleri, içeriği ve
kalitesi sağlıklı bir yapı ve davranış gelişimi için kritik öneme sahiptir.Prenatal dönemde annenin yaşadığı
çevre, aktivitesi ve beslenmesi, fetüsün fizyoloji ve metabolizmasını kalıcı olarak etkileyen gelişimsel
adaptasyonlara neden olur. Bu kalıcı adaptasyonlar kişilerin erişkin hayattaki sağlığını etkiler
ve ”metabolik programlama”olarak bilinir. Erişkin dönemdeki obezite, koroner kalp
hastalığı, hipertansiyon ve tip 2 diyabet gelişimiyle doğum kilosu arasında ilişkiyi gösteren
veriler bulunmaktadır. Doğum sonrası beslenme süreci de metabolik programlamanın şekillenmesinde etkilidir.
Özellikle süt çocukluğu ve erken çocukluk dönemindeki beslenme, büyüme ve gelişmeyi sağlama yanında erişkin
dönemindeki sağlıklı olma haliyle yakından ilişkilidir.Anne sütü, ilk altı ay bebeğin bütün gereksinimlerini karşılar, bu nedenle
Dünya Sağlık Örgütü ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmeyi ve sonrasında da ek gıdalarla birlikte 2 yıl ya da daha uzun
süre devam etmesini önermektedir.Günlük 800 ml emzirilen bir bebeğe anne sütü ile milyonlarca bakteri aktarılmaktadır.
Bu nedenle anne sütü, bebekte sağlıklı bir bağırsak mikrobiatası oluşumunu sağlayan, anne ile bebek arasında
sosyal, psikolojik ve organik bir bağdır.Anne sütünün çocuğun büyüme ve gelişmesi yanında bilişsel gelişimi
destekleyici, obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, atopi/alerji, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve neoplastik
hastalıklara karşı da koruyucu özelliği vardır.Altıncı aya kadar bebeğin tüm beslenme ihtiyaçlarını karşılayan anne sütü
altı ay ile bir yaş arasında enerji ihtiyacının yarısını, bir yaşından sonra 1/3’ünü karşılayabilir.